türkiye’de kumar yargı yetkisi belgesi nasıl alınır 11

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası

İşlenmesi hâlinde, fail hakkındaiki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (2) Rızaya dayalı olsa bile,kısırlaştırma fiilinin yetkili olmayan bir kişi tarafından işlenmesi hâlinde,bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (3) Birinci fıkrada yazılı fiilkadının beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa,kişi altı yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilinkadının ölümüne neden olması hâlinde, onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapiscezasına hükmolunur. – (1) Bir kişiye karşı insan onuruylabağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya iradeyeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarıgerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapiscezasına hükmolunur. – (1) Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın,kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ilecezalandırılır. Suçun konusunun doku olması hâlinde, iki yıldan beş yıla kadarhapis cezasına hükmolunur. (3) Başkalarını intihara alenenteşvik eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.Bu fiilin basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, kişi dört yıldan on yılakadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Belli bir yükümlülüğünihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmışmüebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapiscezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hâllerde ise on yıldan onbeşyıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim deyapılmayabilir\. Oyun içi görevleri tamamla, ekstra ödüllerin kilidini aç. paribahis\. – (1) Bir yabancı, 13 üncü maddede yazılısuçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis cezasınıgerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye’nin zararına işlediği ve kendisiTürkiye’de bulunduğu takdirde, Türk kanunlarına göre cezalandırılır.

Bu belgeler; EK- 13, EK- 14 ve EK- 15’de gösterilen biçim ve ebatta, müteselsil seri ve sıra numarası taşıyan, kendinden karbonlu elli asıl ve elli koçan yaprağından meydana gelen ciltler veya elektronik sistemler ve yazı makineleri aracılığıyla yazdırılacak form veya sürekli form şeklinde, dernekler tarafından bastırılır. Form veya sürekli form şeklinde bastırılacak belgelerin, belirtilen nitelikte olması zorunludur. Madde 37- İl dernekler müdürlüğü, tasdikini yaptığı defterleri Tasdik Defterine (EK- 12) kaydeder. Bu defter kullanılmaya başlanılmadan önce, sayfalarının sıra numarasıyla teselsül ettiğine bakılarak, bu sayfalar teker teker il dernekler müdürlüğünün mühürü ile mühürlenir ve son sayfasına kaç sayfadan ibaret olduğu ile onay tarihi belirtilerek, il dernekler müdürü tarafından imzalanır. Yeni kurulan derneklerde hesap dönemi kuruluş tarihinde başlar ve 31 aralıkta sona erer. Madde 33- Bu Yönetmeliğe göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe olması zorunludur. Ticari işletmesi bulunan dernekler, ticari işletmeleri için, ayrıca Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre defter tutarlar. İşbirliği yapma başvuruları, yabancı dernek adına ülkemizde işbirliği yapılacak dernek tarafından da gerçekleştirebilir. Başvurular, Bakanlığa doğrudan yapılabileceği gibi posta aracılığıyla da yapılabilir.

(2) Rüşvet veren veya bu konudakamu görevlisiyle anlaşmaya varan kişinin, soruşturma başlamadan önce,pişmanlık duyarak durumdan soruşturma makamlarını haberdar etmesi hâlinde,hakkında rüşvet suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz; verdiği rüşvet de kamugörevlisinden alınarak kendisine iade edilir. (2) Özen yükümlülüğüne aykırıdavranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına nedenolan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (5) Aralarında evlenmeolmaksızın, evlenmenin dinsel törenini yaptıranlar hakkında iki aydan altı ayakadar hapis cezası verilir. Ancak, medenî nikâh yapıldığında kamu davası vehükmedilen ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. (2) Suç işlemek amacıylakurulmuş olan örgüte üye olanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ilecezalandırılır. (2) Halkın bir kısmını diğer birkısmına karşı silâhlandırarak, birbirini öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş yıldanyirmidört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Kamu kurum ve kuruluşlarıncaveya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veyabelgeleyici mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, bir yıldan altı yılakadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Sahte olarak üretilmişkıymetli damgayı bilerek kabul eden kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlîpara cezası ile cezalandırılır. (2) İnsan veya hayvanlaraçısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğininkörelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye nedenolabilecek niteliklere sahip olan atık veya artıkların toprağa, suya veyahavaya taksirle verilmesine neden olan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapiscezası ile cezalandırılır.

Sözlük anlamında disiplin suçu; bir kimsenin eğitim ve iş hayatında disiplin yönetmeliğine aykırı davranışı olarak ifade edilmektedir[28]. Doktrinde ise, belli bir örgüt içinde bulunan kişilerin, o örgütün iç düzenine aykırı fiilleri[29] Devletten daha küçük sosyal grupların düzenini sağlayan, grup içi disiplini gerçekleştiren normlardan sapıcı davranışlar[30]; belirli bir statü içindeki kişilerin bu statüyü düzenleyen kurallara uymamalarından doğan olumsuz durumlar[31], şeklinde tanımları yapılmıştır. Disiplin suçu, genellikle bir kişinin kendi rızasıyla tabi olduğu belirli bir topluluğa karşı olan özel bir bağlılık yükümüne karşı gelmesi halinde ortaya çıkar[32]. Türk Silahlı Kuvvetlerinde farklı statüde personelin görev yapıyor olması ve bunların tabi olduğu disiplin rejiminin de farklı olması, disiplin işlemlerinde karmaşıklığı beraberinde getirmiştir. 1930 tarihli Askeri Ceza Kanununda  öngörülen sistemin eksikliği, disiplin hukukunun ceza kanununun bir parçası olarak düzenlenmesi, özellikle yargısal korunma bakımından günün gereklerine yetersizliği, konunun araştırılması lazım gelen başka bir yönüdür. (1) Disiplin kurulu tarafından verilen kararlara karşı tebliğinden itibaren beş iş günü içinde, teşkilatında disiplin kurulu kurulan komutan veya askeri kurum amiri ile hakkında karar verilen kişi tarafından bir üst komutanlığın disiplin kuruluna iletilmek üzere itiraz edilebilir. (5) Fiilin hatalı olarak vasıflandırıldığı veya düzeltilebilir bir şekil noksanlığı bulunduğu gerekçeleriyle disiplin cezasının mahkeme tarafından iptal edilmesi durumunda, kararın kesinleştiği tarihteki yetkili disiplin kurulu veya disiplin amiri, kararın tebliğinden itibaren ceza verme yetki ve sorumluluğu kapsamında yeniden değerlendirme yapar.

  • Oda hapsi disiplin cezası ise mahkeme kararına dayanmamakta, disiplin amirinin yetkisiyle tesis edilmiş bir idari işleme dayanmaktadır.
  • Cumhurbaşkanı, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilir.

Disiplin, örgütlenmiş bir toplulukta, gerek hizmetlerin iyi bir şekilde görülmesi, gerekse fertlerin davranışlarını kontrol etmesi bakımından, kuralların hâkim kılınmasıdır. Askerlik hizmetinin kendine özgü yapısı nedeniyle disiplin anlayışı daha katıdır. Normal şartlarda sivillere uygulanamayacak disiplin cezalarının askerler için uygulanabilmesi, Anayasa Mahkemesi ve AİHM tarafından da kabul edilmektedir. Bu ihtiyaç askerlerin gerektiğinde yaşam hakkından feragat etmek durumuyla karşı karşıya kalmalarından kaynaklanmaktadır. AYİM, idari uyarı yazılarının  disipline ilişkin bir işlem, fakat bir disiplin cezası olmadığı halde, davalı idare tarafından ceza kartlarına uyarı disiplin cezası olarak işlenmesini sebep unsuru yönünden hukuka aykırı bularak iptal etmekte ve bu idari uyarı yazılarının bir disiplin cezası sayarak başka işlemlere esas alınamayacağına karar vermektedir[891]. Görüldüğü üzere, çoğunluğun yok hükmünde saydığı cezayı azınlık hukuka uygun görmektedir. Bölük Komutanlığına vekalet eden astsubayların disiplin cezası veremeyecekleri açık bir düzenlemeden değil, vekaletle ilgili İç Hizmet Yönetmeliğinin 34’ncü maddesi ve AsCK’nun 172’nci maddesi hükmünün yorumuna dayanmaktadır. Yani yetkisizlik olsa bile bu hukuka aykırılığın açık olduğunun söylemek güçtür. Başka bir dikkat çekici kararda; astsubay olarak görevli olan davacı, sicil belgelerinin Bilgi Edinme Hakkı Kanunu gereğince kendisine gösterilmesini talep etmiş, talebinin reddi üzerine Bilgi Edinme Kuruluna dilekçe ile müracaat etmiştir. Disiplin amiri tarafından,  Kurula müracaat dilekçesine Askeri makamlarca verilen hizmete özel gizlilik dereceli red yazısını eklemesi disiplin tecavüzü kabul edilmiş  ve  üç gün oda hapsi ile cezalandırılmıştır.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesinde takdir yetkisi, belirli hallerle sınırlı olmak kaydı ile cumhuriyet başsavcılığının inisiyatifine bırakılmıştır. Cumhuriyet savcısı, Ceza Muhakemesi Kanunu m.171/2’de öngörülen şartlar gerçekleştiği takdirde, kamu davasının açılmasını beş yıl süre ile erteleyebilecektir. CMK m.171/2’ye göre, “Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, Cumhuriyet savcısı, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen, kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine karar verebilir. Suçtan zarar gören veya şüpheli, bu karara 173 üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir”. Örgütlü suçlardan mahkum olanların açık ceza infaz kurumlarına ayrılması usulü; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m.14 uyarınca çıkarılan Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği m.6/2-ç’de düzenlenmiştir. Bu hükme göre; iyi halli olan ve koşullu salıverilmesine bir yıldan az süre kalan hükümlülerin, bağlı oldukları örgütten ayrıldıklarının ceza infaz kurumu idare ve gözlem kurulu kararı ile tespit edilmesi gerekmektedir. Ceza Dairesi’nin verdiği bozma kararının ByLock yönü incelendiğinde; somut olayda sanığın ByLock kullandığı tespit edilen GSM hattına ilişkin ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilip değerlendirilerek, duruşmada CMK m.217/1 uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulması gerektiğinden, bunun yapılmayarak verilen kararın bozulduğu görülmektedir. Esasen zorunlu müdafilik sorunu olmasa ve duruşmada mutlaka hazır bulunması gereken kişinin yokluğunda duruşma yapıldığından bahisle CMK m.289/1-e uyarınca bozma kararı verilemese idi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının eksikliğinden dolayı bozma yerine BAM Ceza Dairesi tarafından duruşma açılması ve yapılacak değerlendirmeye göre karar verilmesi gerekirdi. Cumhurbaşkanının daha önce iki defa aday olup seçildiği ve Anayasa m.101/2’nin ikinci cümlesinde yer alan “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.” hükmü ve bu hükümde yer alan “en fazla iki defa” ibaresi sebebiyle yeniden, yani üçüncü kez seçilemeyeceğine dair bir görüş bulunmaktadır. Esasen Anayasa m.101/2’nin ikinci cümlesinde aday olabilme sayısı ile ilgili sınırlama bulunmayıp, en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilme yönünde kısıtlama getirildiği görülmektedir. Anayasa m.101/2’nin gerekçesinde; “Bu maddeyle, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi ve görev süresinin 5 yıl olması ile bir kişinin iki defadan fazla Cumhurbaşkanı seçilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.” denilerek, Cumhurbaşkanının aday olabilme ve seçilmesi sayıları arasında fark gözetilmediği anlaşılmaktadır. Yağma suçu, mülkiyet hakkının Ceza Hukuku yoluyla korunması bakımından önemli bir suç tipidir.

Kıymetli evrakın iyiniyetli üçüncü kişilere sağladığı haklar saklıdır.Kumar borcu için isteyerek yapılan ödemeler geri alınamaz. Ancak, kumarın usulüne göre yürütülmesi beklenmedik olayla veya diğer tarafın fiiliyle engellenmişse ya da diğer taraf kumar veya bahse hile karıştırmışsa, isteyerek yapılan ödeme geri alınabilir. 6 Mart 2014 tarihinde yürürlüğe giren 6526 sayılı Kanunun 1. Maddesi ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na eklenen Geçici m.14, hem özel yetkili ağır ceza mahkemelerini ve hem de Terörle Mücadele Kanunu m.10 uyarınca görevlendirilen ağır ceza mahkemelerini kaldırmıştır. Bu mahkemelerin kaldırılma gerekçesi; “Adil yargılanma konusunda ülkemizde yaşanan tartışmaların başında, devlet güvenlik mahkemeleriyle başlayıp Ceza Muhakemesi Kanunu m.250 ve Terörle Mücadele Kanunu m.10 uyarınca kurulan ağır ceza mahkemeleriyle devam eden özel yetkilere sahip mahkemeler ve cumhuriyet savcıları eliyle yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar gelmektedir. Ayrıca, özel yetkilere sahip ağır ceza mahkemeleri uygulaması sonucunda, üç farklı ağır ceza mahkemesi ortaya çıkmış ve toplumda adeta özel hakim, özel mahkeme, özel savcı nitelemeleri yapılmak suretiyle hakim ve cumhuriyet savcıları arasında fiili olarak hiyerarşik bir algı ortaya çıkmıştır. Herkes bilmelidir ki, ceza yargılamasında “peşin gözaltı” olmaz. Bizde yakalama, çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında sulh ceza hakimliği tarafından çıkarılan yakalama emri ile hakkında yakalama emri çıkarılma veya tutuklama kararı verilme şartları oluşan ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk tarafından doğrudan kullanılabilen yetki hariç, suçüstü ile sınırlı yapılabilir.